Siber güvenlik teknolojileri, siber tehditlerden daha hızlı gelişiyor

2018 yılında artan online erişilebilirliği engellemeye yönelik DDoS saldırılarına karşı geliştirilen siber güvenlik teknolojileri çok daha akıllı hale geldi.


Saldırıların 2019’da da hem hacimsel, hem de gerçekleşme sıklığı bakımından artması bekleniyor. Ancak iyi haber şu: Siber güvenlik teknolojileri, siber tehditlerden daha hızlı gelişiyor…

Konuyla ilgili bilgisine başvurduğumuz Arbor Networks Türkiye Müşteri İlişkileri Yöneticisi Melih Artar, güvenlik çözümlerinin tehditlerden daha etkin şekilde gelişmesinde iş birlikçi yaklaşımın büyük önem taşıdığını vurguladı. Artar, “Şirketlerdeki ağ ve operasyon ekipleri ile siber güvenlik ekipleri artık çok daha yakın çalışıyor, görüşlerini paylaşıyor. Güvenlik ekipleri, işletme altyapısı içerisinde zaten var olan iç görü hazinesi hakkında daha fazla bilgi edindikçe, tehditleri etkisiz hale getirmek daha fazla mümkün olabiliyor.” dedi. Artar, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşletmeyi, hizmet sağlayıcı alanını ve kritik ulusal altyapıyı hedef alan kötü amaçlı saldırıların sayısı artıyor, hem de katlanarak artıyor, bu bir gerçek. DDoS saldırılarının endişe verici istikrarlı artışı, CISO’ları ve güvenlik uzmanlarını kilit dijital altyapıyı korumak için yeni stratejiler ve çözümler üzerinde düşünmeye zorluyor. Ve bu, DDoS saldırılarını erkenden tespit etme yeteneğini de içeriyor. Amaç, saldırıları hafifletmek ve sonuçta bunların gerçekleşmesini engellemektir.”

Yine de saldırıların en deneyimli CISO için bile bir meydan okuma olduğuna dikkat çeken Artar, siber suçluların her zaman tüm savunma biçimlerini atlatabilecekleri düşüncesiyle yola çıktıklarını hatırlattı. Bilişim sistemlerinin hibrit bulut ve çoklu bulut mimarisinde hızlı bir şekilde büyümesinin BT ağını ve altyapı karmaşıklığını artırarak, saldırı yüzeyini genişleterek ve yeni güvenlik açıkları ortaya çıkararak sorunu daha da ağırlaştırdığına vurgu yaptı. Artar, güvenlik işlemlerini ağ işlemlerinden ayırmanın, ekiplerin iş birliği yapmasını ve istihbarat paylaşmasını sağlayarak sınırlarını değiştirdiğini kaydetti.

Paylaşılan görünürlük, ortak başarıya yol açar

Ağ operasyon merkezi ile güvenlik operasyon merkezinin entegrasyonunun şirketler için somut faydalar sağlayacağına işaret eden Artar, “İki bölüm, kurumsal ağları başarılı bir şekilde yöneten, izleyen ve savunan bir şekilde faaliyet göstermeli. Verimliliği artıracak, kaynakları optimize edecek ve maliyetleri düşürecek sorunsuz iletişim kurabilecek bir yaklaşım benimsemeli.” dedi.

Şirketlerin siber güvenlik yaklaşımları içinde yüksek yaygınlığı nedeniyle ayrı bir yer edinen DDoS güvenliğinin yeniden şirket içi güvenlik ve ağ operasyon ekiplerinin ortak gündemi haline geldiğini dile getiren Artar, bunun piyasada mümkün olan en yüksek düzeyde görünürlük sağlayan bir platform sağlamak için geçerli tek yol olduğunu vurguladı. Böylelikle güvenlik ve ağ ekiplerine gerçek zamanlı olarak tüm BT altyapıları boyunca neler olup bittiğini kapsamlı bir şekilde görebilmelerini sağlayacak ve anında etkili olacak kararlar vermelerini sağlayacak olan akıllı veriler ve analitikler sağlanabildiğini sözlerine ekledi.


0 Yorum Mevcut

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir